Uzmanlar, çay ve kahvedeki kafeinin kalp sağlığına etkileri konusunda uyarıyor. Günde 4 fincan üzeri tüketim risk taşıyor.
Uzmanlar, milyonlarca kişinin günlük olarak tükettiği çay ve kahve gibi kafein içeren içeceklerin kalp sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekiyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kafeinin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabileceğini belirtti.
Günde dört fincan ve üzeri kahve tüketiminin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kalp sağlığının korunması için alınması gereken önlemleri sıraladı.
Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kafeinin dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerin temel bileşeni olduğunu ve etkileri üzerine çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Kafein tüketiminin genel olarak hafif ve orta düzeyde güvenli kabul edildiğini, hatta bazı kardiyak ve metabolik faydalar sağlayabildiğini söyledi. Bununla birlikte, yüksek dozda tüketimin kalp krizini artırabileceğine dair çalışmalar bulunurken, orta düzeyde tüketimin sağlıklı bireylerde koruyucu olabileceğini gösteren araştırmalar da mevcut. Bu konunun araştırma aşamasında olduğunu belirtti.
Dr. Demirci, günde dört fincan ve üzerindeki kahve tüketiminin kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebileceğini açıkladı. Bu etkiler arasında nabız artışı, düzensiz kalp ritmi, tansiyonda ani yükseliş, sinirlilik hali ve kaygı bulunuyor. Özellikle öğleden sonra aşırı tüketimin uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceği dile getirildi. Kafeinin kalp dışı etkileri arasında ise kalsiyum emilimini bozarak kemik erimesine yol açma potansiyeli yer alıyor. Gebelerde yüksek doz kafein tüketiminin erken doğum veya bebekte gelişim geriliğine neden olabileceği uyarısında bulunuldu.
Kafein denince akla ilk gelen içeceklerin çay ve kahve olduğunu belirten Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, yüksek kafein oranına sahip enerji içeceklerinin kalp damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin giderek daha fazla ortaya çıktığını vurguladı. Sağlıklı bireylerde dahi enerji içeceği tüketimi sonrası önemli ritim bozuklukları, tansiyon yüksekliği ve kalp krizinin tetiklenmesi gibi durumların yaşanabildiğini söyledi.
Kafeinin etkilerinin bireyler arasında farklılık gösterebildiğini, bunun kafeini metabolize eden enzimlerdeki kişisel farklılıklardan kaynaklandığını açıkladı. Kahve tüketiminin, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaştığına dikkat çekti. Yeni nesil kahvecilerde sunulan kahvelerin yüksek miktarda şeker ve şurup içerebildiğini, bu durumun getirdiği aşırı şeker alımının olumsuz etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Kalp hastaları için orta düzeyde kafein tüketiminin mevcut verilere göre güvenilir göründüğünü ifade eden Demirci, kalp damar sağlığı için temel iki noktanın sağlıklı beslenme ve fiziksel egzersiz olduğunu vurguladı. Akdeniz tipi ve bitkisel ağırlıklı beslenmenin, doymuş yağ asitleri yerine doymamış yağ asitlerinin tercih edilmesinin, işlenmiş etin minimum düzeyde tüketilip yerine haftada en az bir gün balık tüketilmesinin önerildiğini aktardı. Tuz ve şeker tüketiminin kısıtlanması, aşırı alkol tüketimine dikkat edilmesi, sigaranın bırakılması ve stres yönetimi gibi faktörlerin de kalp sağlığı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Yorum Yap