Türkiye-İtalya İlişkileri İstanbul’da Tarih, Ticaret ve Bilim Diplomasisinde Buluştu
TÜBA üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu, İstanbul'da Türkiye-İtalya ekonomik ilişkilerinin tarihsel boyutunu ve bilim diplomasisini değerlendirdi.

Prof. Dr. İsmail Koyuncu, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker adına, İstanbul’daki Palazzo di Venezia’da düzenlenen “Türkiye-İtalya Ekonomik ve Ticari İlişkileri: Tarihsel Perspektif” başlıklı etkinliğe katıldı. Programın açılışında İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giuseppe Manzo ile Koyuncu protokol konuşmaları yaptı.
Tarihsel Bağlar ve Ortak Miras
Koyuncu, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca güncel diplomatik temaslar ve ticari anlaşmalarla sınırlı olmadığını vurguladı. Ona göre bu ilişkiler, Akdeniz’in ortak geçmişine, yüzyıllar içinde gelişen ticaret ağlarına ve kültürel etkileşimlere dayanan çok katmanlı bir tarihe uzanıyor. Konuşmasında Osmanlı dönemindeki kapitülasyonlardan 19. yüzyıldaki ticari ve finansal bağlara, 20. yüzyılın siyasi ve ekonomik dönüşümlerinden günümüz iş birliklerine kadar uzanan süreci ele aldı.
Koyuncu, 1963’te Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında imzalanan Ankara Anlaşması’nı bu ilişkilerin gelişiminde önemli dönüm noktalarından biri olarak niteledi. Bugün iki ülkenin sanayi, enerji, ulaştırma, savunma sanayii, teknoloji, turizm, bilimsel araştırma ve inovasyon gibi birçok alanda iş birliği yaptığını belirtti.
Bilimsel İş Birliği ve Bilim Diplomasisi
Koyuncu, TÜBA tarafından yayımlanan “İtalyan Elçilerinin Raporları (1512–1789)” adlı eseri katılımcılarla paylaştı. Venedik ve Vatikan arşivlerinde korunan tarihi belgelere ve diplomatik raporlara dayanan bu çalışmanın, Osmanlı-İtalyan ilişkilerinin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarına ışık tuttuğunu ifade etti. Tarihi ve kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle araştırılarak gelecek nesillere aktarılmasının TÜBA’nın temel sorumlulukları arasında yer aldığını söyledi.
Koyuncu, Roma’da katıldığı Avrupa Birliği destekli Water4All projesine de değindi. Projede atık suyun geri kazanımı ve uzun vadeli etkilerine yönelik araştırmaların yürütüldüğünü aktardı. İtalyan ortaklarla yeni proje önerileri sunulduğunu belirten Koyuncu, üniversiteler, bilim akademileri ve araştırma merkezleri arasındaki ortak çalışmaların artırılmasının önemini vurguladı. TÜBA’nın İtalya’nın Accademia Nazionale dei Lincei ile ilişkilerine ve Science-20 toplantılarındaki ortak çalışmalarına dikkat çekerken, iki ülkenin bilim akademileri arasında imzalanan mutabakat muhtırasını değerli bulduğunu söyledi.
Küresel Sorunlara Ortak Yanıt
Bilim diplomasisinin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirmede temel araçlardan biri olduğunu belirten Koyuncu, iklim değişikliği, su kaynaklarının korunması, enerji güvenliği, sürdürülebilir üretim, dijital dönüşüm ve yapay zekâ gibi küresel sorunlarla mücadelede uluslararası bilimsel iş birliklerinin belirleyici olacağını ifade etti. Bu çerçevede, TÜBA’nın ev sahipliğinde 19-20 Mart 2027 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan Dünya Bilim Forumu’nu (WSF) anarak, Türkiye ile İtalya arasındaki akademik ilişkilerin bu tür uluslararası platformlarda ortak katkılara dönüşmesini umduğunu söyledi.
Oturum Sunumları
Açılış konuşmalarının ardından, Gaetano Sabatini (İtalyan Modern ve Çağdaş Tarih Enstitüsü) modern dönemde ticaret alanındaki Osmanlı kapitülasyonlarını ele aldı. Roma Tre Üniversitesi’nden Giampaolo Conte, 19. yüzyılın ikinci yarısında İtalya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari ve finansal ilişkileri değerlendirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Ebru Boyar, geç Osmanlı dönemi İstanbul’unda Guillaume de Bondini ve La Turchia / La Turquie gazetesi üzerine sunum yaptı. Perugia Yabancılar Üniversitesi’nden Alessandro Albanese Ginammi, İtalya-Türkiye ticaret ilişkilerini ve 1963 Ortaklık Anlaşması’nı değerlendirdi. Bruges’deki Birleşmiş Milletler Üniversitesi Bölgesel Entegrasyon Çalışmaları Merkezi’nden Lelio Lapadre ise Avrupa Birliği’nin dış ilişkileri bağlamında Türkiye-İtalya ticaret ilişkilerinin mevcut durumu ve geleceğine dair görüşlerini paylaştı. Programın kapanış konuşmasını Gaetano Sabatini yaptı.


